Online Müzik Dinlemek İçin Tıklayınız
Google
Evlilik - Betülün Dünyası - Blogcu



background:




margin: 0px; margin-top: 30px; } td { font-family: "Trebuchet MS"; verdana, arial, sans-serif; font-size: 9pt; line-height: 1.7; color: #333333; } td.leftside { background:




padding: 10px; border: 3px dashed #CCCCCC; border-right: none; text-align: justify; } td.rightside { background:




padding: 10px; border: 3px dashed #CCCCCC; border-left: 3px dashed #CCCCCC; line-height: normal; } div.comment { padding: 10px; padding-left: 25px; padding-bottom: 0px; } div.avatar { float: left; margin: 5px; margin-left: 0px; margin-bottom: 0px; } h2 { font-family: "Trebuchet MS"; verdana, arial, sans-serif; font-size: 20pt; color: #444444; margin-bottom: 10px; } h3 { font-family: "Trebuchet MS"; verdana, arial, sans-serif; font-size: 10pt; color: #444444; margin-bottom: 2px; } font.gray { color: #AAAAAA; } div.author { margin-top: 3px; margin-bottom: 6px; } a:link { color: #336699; } a:visited { color: #336699; } a:hover { color: #3399FF; }

Betülün Dünyası

23/4/2007 - evlilikte ilk 2 yıl kritik bir dönemdir

Kategori: Evlilik

EVLİLİKTE İLK 2 YIL KRİTİK BİR DÖNEMDİR !!


Uzmanlar, karı-kocayı mutluluğa götüren yolun üzerinde tam 4 tehlikeli dönemeç noktası bulunduğunu belirterek, bunlardan birincisi hemen balayının sonundadır. İkincisi sallantı ve istikrarsızlıkla geçen üç yılın sonundadır. Üçüncüsü ise olaysız geçen 7 yılın bitiminde, sonuncusu ise evliliğin oldukça ilerlemiş bir döneminde, 15. yılda karşınıza çıkar' diyor.

İLK YIL ÇOK KRİTİK

Boşanmaların yüzde 30'u birinci yıl sonunda meydana geliyor. Yüzde 20'si ise 3. yıla rastlıyor. Uzmanlara göre 'Bekleyeyim belki zamanla düzelir' düşüncesi yanlış. Yedinci yılın sonunda boşanma oranı yüzde 15 civarına ulaşıyor.

İHTİRASA KAPILINCA

Kadınlar için yedinci yıl boşanmalarının genel sebebi genellikle sosyal ve ekonomik meselelerdir. Erkekler için de, 7. yıl boşanmalarının sebepleri daha çok bencilliktendir. En tehlikeli dönem ise bunca yıl doğru düzgün geçindikten sonra 15. yılda birden gelen tehlike. Çünkü bu seferki sebep, sebeplerin en müthişi olan ihtirastır.

TEHLİKELİ DÖNEMLER

Kendi yaşlarında veya kendilerinden daha yaşlı kadınlarla evlenmiş erkekler, genç kadına kapılıp her şeyi unutabilirler. Aynı tehlike, kadınlar için de geçerlidir.

AŞKINIZI DEVAM ETTİRMENİN YOLLARI

1. Sık sık seni seviyorum ve sana ihtiyacım var demeyi unutmayın.
2. Aşk şiiri yazın.
3. Yağmurda el ele yürüyün.
4. Radyodan onun için şarkı isteyin.
5. Ruj ya da traş kremi ile aynaya "seni seviyorum" yazın.
6. Çantasına, cüzdanına ya da yastığının altına küçük aşk notları saklayın.
7. Kahvaltıda kalp şekilli tostlar yapın.
8. Gazetenin kişisel bölümüne aşk notları yazın.
9. Şehir içinde fayton gezintisine çıkın.
10. Süpriz haftasonu tatili hazırlayın.
11. sevgilinizin ufak tefek gündelik ev işlerini yapın.
12. Ajandasındaki uzak tarihlere ikiniz için randevular yazın.
13. En sevdiği restorana reservasyon yaptırın.
14. Gidilecek filmi seçmesine izin verin.
15. Ona ayak masajı yapın.
16. Kalp şeklinde bir kitap ayıracı yapın ve okuduğu kitabın arasına koyun.
17. Romantik müzik CD'si koyun ve dans edin.
18. Sadece ikiniz için sürpriz parti düzenleyin.
19. Sevgilinize pofuduk oyuncaklar alın.
20. Birbirinizin falını okuyun.
21. Birbirinizde en çok sevdiğiniz 10 özelliğin listesini yapın.
22. Bu listeyi göze görünecek bir yere koyun.
23. Onun adını vücudunuza dövme ile yazdırın.
24. İkiniz için bir fotoğraf albümü hazırlayın.
25. Birlikte kampa gidin ve sadece bir uyku tulumu alın.
26. Bir şişede, balonda ya da sandwichte aşk notu gönderin.
27. Sevdiğini bildiğiniz bir çizgi film karakterini taklit edin.
28. Birlikte duş alın.
29. Işıkları loşlaştırıp kanepede tv izleyin.
30. "Özür dilerim" deyip, öpüp barışan taraf olun.
31. Birbirinize masaj yapın.
32. Gün boyunca her saat başı öpüşün.
33. Bir sepet dolusu şirin hediyeler gönderin.
34. Banyo aynasındaki buhara "Senin için deliriyorum" yazın.
35. Kocaman bir kurdele ile yatağınızı paketleyin.
36. Onun benzin deposunu doldurun.
37. 18 yaşında gibi davranın hatta piercing yapın.
38. Sebepsiz yere bir buket çiçekle çıkın karşısına.
39. Birlikte scrabble oynayın, kullanabildiğiniz kadar aşk kelimesi kullanın.
40. Ona köpük banyosu hazırlayın, etrafına mumlar yakın.
41. Parkta piknik yapın.
42. El ele tutuşun.
43. Evde mum ışığında romantik bir yemeğe giden yolu gül yaprakları ile donatın.
44. Bir hayır kurumuna sevgiliniz adına bağış yapın.
45. Onun kıyafetlerini yerden kaldırın ve ona bu konuda hiç birşey söylemeyin.
46. Eski siyah beyaz filmlerden seyredip patlamış mısır yiyin.
47. İlk randevunuzu yeniden yaşayın.
48. Bir oyun ya da maç bileti alarak ona sürpriz yapın.
49. Beklenmedik bir anda onu kucaklayın.
50. Üzerinde hiç düşünmeden, ani bir hediye alın.
51. Sadece "Seni düşünüyorum" demek için mail gönderin.
52. Eve kocaman bir balon buketi getirin.
53. Kahvaltısını yatağa götürün.
54. Yılbaşı ağacı için ikinizin resmi olan bir süs hazırlayın.
55. Elim sende oynayın.
56. Arabasını yıkayın ve konsoluna aşk notu bırakın.
57. Birlikte bir çiçek dikin.
58. Telesekreterine sevimli bir mesaj bırakın.
59. Bir geceliğine otelde kalın.
60. Karın üzerine melek resimleri çizin.
61. Her "merhaba" ve "hoşçakal" ı kucaklayarak ya da öperek mühürleyin.
62. Şehir dışına doğru kısa bir araba gezintisine çıkın.
63. Geceyi yıldızları seyrederek geçirin ve birlikte dilek tutun.
64. Yer ya da mekan umursamadan ara sıra ona göz kırpın.
65. Birlikte komik hayvan isimleri düşünün.
66. Birbirinize şiir okuyun.
67. Doğumgünlerinizi birlikte kutlayın.
68. İkinizin güzel bir resmini cüzdanınıza koyun.
69. En sevdiği kitabı ya da CD'yi sebepsiz yere ona hediye edin.
70. İş yerine şeker, yiyecek, resim ve aşk notları ile dolu bir moral paketi gönderin.
71. Bir gece dışarı çıktığınızda insanlara balayında olduğunuzu söyleyin.
72. Kırda yürüyüşe çıkıp birbirinizin baş harflerini ağaca kazıyın.
73. Sizin için yaptığı ve sizin sıradan kabul ettiğiniz herşey için küçük teşekkür notları yazın.
74. Şömineyi yakın ve şeker pişirin.
75. En sevdiğiniz TV şovunu kaydedin ve geceyi konuşarak geçirin.
76. Bulaşıkları birlikte yıkayın, sonra birbirinizin ellerine krem sürün.
77. Ona bir aşk mektubu yazın, sonra da onu yap boz parçaları gibi kesin.
78. Gizli işaretler belirleyin ve kalabalık içindeyken bunları kullanın.
79. Takviminİze sadece ikiniz için hafta ortasırandevusunu düzenli olarak işleyin.
80. Çamaşırları birlikte yıkayın.
81. Romantik Tiyatro: Haftasonu birbirinizin en sevdiği romantik sahneleri canlandırın. Cumartesi sizin, Pazar onun günü olsun.
82. Onu işyerinden arayın ve randevu isteyin.
83. Sanki birbirinizi bir aydır görmüyormuş gibi davranın.
84. Özel birşeyler yapmak için yazılı davetiye gönderin.
85. Birbirinize kitap okuyun.
86. Penceresinin önünde durun ve romantik bir şarkı söyleyin.
87. En sevdiği şekeri montunun cebine saklayın.
88. Sesinizi kaydettiğiniz bir kaseti arabasındaki teybe yerleştirip açık bırakın ki arabayı çalıştırdığı anda çalmaya başlasın.
89. Açık hava sinemasına gidin.
90. İkiniz de yatağa girdikten sonra açık kalan ışığı söndürün.
91. Fırtına çıktığında birbirinize sıkı sıkı sarılın.
92. Ölümsüz aşkınızı telgraf ile açıklayın.
93. Romantik bir yemek hazırlayın ve en iyi porselenlerinizde servis yapın.
94. Boynuna kocaman bir öpücük kondurarak onu şaşırtın.
95. BekleNmedik iltifatlar yapın.
96. Bir külah dondurmayı paylaşın.
97. Salonun ortasında piknik yapın.
98. İkinizin aptal bir fotoğrafını çekin ve çerçeveletin.
99. Okuduğu derginin içine aşk kartları saklayın
100. Her iki taraf içinde geçerli olmak kaydıyla alttan almasını bilin.

1 YorumYorum yaz!Bağlantı

23/4/2007 - EVLİLİK ŞARTMIDIR ?

Kategori: Evlilik

EVLİLİK ŞARTMIDIR ?
 

    Her zaman güçlü, yakışıklı ve erkek olduğunu hissettirmeli,

    Onunla bir çocukmuş gibi her zaman ilgilenmeli,

    Seks ortamını taze tutmak için fantazili ortamlar yaratmalı,

    Ailesi, çevresi, kendisini eleştirmekten vazgeçmeli,

    vesaire vesaire vesaire......

Diyelim kadın tüm bunları başarıyla yaptı. Sizce erkek aldatmazmı yani şimdi?

 

Belirli bir yaşa gelmiş, kariyer sahibi, cebinde parası, altında arabası, esprili, giyimiyle mükemmel, karizmatik bir erkeğin aldatmaması mümkün mü? Hele ki uzun süreli bir evlilikte veya evlilik şart mı yani ilişkide.

 

Bence evlenmeden uzun ilişkiler yaşamış erkekler de aldatabilir. Olay uzun süreli olmasında mı yatıyor yoksa?

 

Tamam bunun bir de karşı tarafı var. Yani birlikte aldattığı kişi olan kadın da var. Yani kadın da aldatıyor.

 

Ama gene de sorarım size; gururlu, şerefli, kendine saygısı olan kadınların yani aldatmayan kadınların suçu ne?

 

Her gün mükemmel olmak mümkün mü yani? Ya da aman kocam aldatmasın diye mükemmel olmaya çalışmak kadını yıpratmayacak mı? Lütfen söyleyin bana 10 yılı aşkın ilişkilerde aldatmayan erkek var mı? Hiç bununla ilgili araştırma yaptınız mı? Bir kere erkek aldatmışsa gene aldatır mı sizce?

 

Evet. Ben de aldatıldım. 10 ay oldu öğreneli. Şimdi pişman ve bana karşı mükemmel davranıyor. İlişkimiz mükemmel. Ve sanki tekrardan çıkıyormuş gibi, aşkımızı yeniden yaşıyoruz. Gülüyor, geziyor başbaşa vakit geçiriyoruz ki, bugüne kadar da zaten öyleydik aslında.

 

Bana sebep olarak dedi ki;

sadece benim için çok kolaydı, her dediğime he diyor benden birşeyler beklemiyordu. Ama seninle olunca içimde duygu var. Yani onunla yattığımda sonrası giyinip çıkıyorsun hiçbir uğraşı gerektirmiyor. Ama seninleyken seviştikten sonra sarılıp uyuyoruz. Sana sevgi göstermek zorundayım ama ona hiçbir şey. Seninle duygu var onda yok.

 

Bu ne demek şimdi. Peki bundan sonra tekrarlanır mı sizce? Benim kafamdaki soru ve korkum bu işte.

 

Affetmeye karar verdim ve affettim. Şimdi ilişkim süper. (Ha bu arada 10 senelik evliyim. Öncesinde 5 yıl da birlikte çıkmışlığımız var). Bugüne kadar hemen herşeyi onunla yaşadık. Cinselliğimiz mükemmel. Onun için de öyle olduğuna eminim. Beni korkutan da bu. Benden kopamamasının sebebi mükemmel anılar ve yeni anılar yaratabilecek bir kişiyim. Onu iyi temsil ediyorum. Ya! Gene yapar mı sizce?

 

Bu konu böyle uzar gider. İşte durum bu.

 

Saygılar,

Sevgili okuyucularımız, Banu Hanım’a bu mailinizi yayınlayalım mı? Diye sorduğumuzda ”Neden olmasın? Hem belki bu konuda daha tecrübeli birileri sorumu yanıtlar”  şeklinde cevap verdi. Şimdi sizlere soruyoruz. Siz ne dersiniz?

     

Erkek aldattığında affedilmeli midir? Affedilirse bir daha yapar mı? Kadının mükemmel olmaya çalışması mı gereklidir?

 

Sonsöz olarak belirtmek istediğimiz bir husus da şu; okuyucularımızın bahsettiği röportaj-yazıyı yayınlarken, bu yazının içinden “ilişkinin mükemmelliği için hep kadınlar uğraşmalıdır” sonucu çıksın diye düşünmedik. Sadece bu konuda 3 farklı erkeğin görüşlerini sunduk. Bu görüşleri bilmenin kadınlara yine de bir düşünme fırsatı yaratmasını umduk. Fena da olmadı. Değil mi?

 

 

    Her zaman güçlü, yakışıklı ve erkek olduğunu hissettirmeli,

    Onunla bir çocukmuş gibi her zaman ilgilenmeli,

    Seks ortamını taze tutmak için fantazili ortamlar yaratmalı,

    Ailesi, çevresi, kendisini eleştirmekten vazgeçmeli,

    vesaire vesaire vesaire......

Diyelim kadın tüm bunları başarıyla yaptı. Sizce erkek aldatmazmı yani şimdi?

 

Belirli bir yaşa gelmiş, kariyer sahibi, cebinde parası, altında arabası, esprili, giyimiyle mükemmel, karizmatik bir erkeğin aldatmaması mümkün mü? Hele ki uzun süreli bir evlilikte veya evlilik şart mı yani ilişkide.

 

Bence evlenmeden uzun ilişkiler yaşamış erkekler de aldatabilir. Olay uzun süreli olmasında mı yatıyor yoksa?

 

Tamam bunun bir de karşı tarafı var. Yani birlikte aldattığı kişi olan kadın da var. Yani kadın da aldatıyor.

 

Ama gene de sorarım size; gururlu, şerefli, kendine saygısı olan kadınların yani aldatmayan kadınların suçu ne?

 

Her gün mükemmel olmak mümkün mü yani? Ya da aman kocam aldatmasın diye mükemmel olmaya çalışmak kadını yıpratmayacak mı? Lütfen söyleyin bana 10 yılı aşkın ilişkilerde aldatmayan erkek var mı? Hiç bununla ilgili araştırma yaptınız mı? Bir kere erkek aldatmışsa gene aldatır mı sizce?

 

Evet. Ben de aldatıldım. 10 ay oldu öğreneli. Şimdi pişman ve bana karşı mükemmel davranıyor. İlişkimiz mükemmel. Ve sanki tekrardan çıkıyormuş gibi, aşkımızı yeniden yaşıyoruz. Gülüyor, geziyor başbaşa vakit geçiriyoruz ki, bugüne kadar da zaten öyleydik aslında.

 

Bana sebep olarak dedi ki;

sadece benim için çok kolaydı, her dediğime he diyor benden birşeyler beklemiyordu. Ama seninle olunca içimde duygu var. Yani onunla yattığımda sonrası giyinip çıkıyorsun hiçbir uğraşı gerektirmiyor. Ama seninleyken seviştikten sonra sarılıp uyuyoruz. Sana sevgi göstermek zorundayım ama ona hiçbir şey. Seninle duygu var onda yok.

 

Bu ne demek şimdi. Peki bundan sonra tekrarlanır mı sizce? Benim kafamdaki soru ve korkum bu işte.

 

Affetmeye karar verdim ve affettim. Şimdi ilişkim süper. (Ha bu arada 10 senelik evliyim. Öncesinde 5 yıl da birlikte çıkmışlığımız var). Bugüne kadar hemen herşeyi onunla yaşadık. Cinselliğimiz mükemmel. Onun için de öyle olduğuna eminim. Beni korkutan da bu. Benden kopamamasının sebebi mükemmel anılar ve yeni anılar yaratabilecek bir kişiyim. Onu iyi temsil ediyorum. Ya! Gene yapar mı sizce?

 

Bu konu böyle uzar gider. İşte durum bu.

 

Erkek aldattığında affedilmeli midir? Affedilirse bir daha yapar mı? Kadının mükemmel olmaya çalışması mı gereklidir?

 

Sonsöz olarak belirtmek istediğimiz bir husus da şu; okuyucularımızın bahsettiği röportaj-yazıyı yayınlarken, bu yazının içinden “ilişkinin mükemmelliği için hep kadınlar uğraşmalıdır” sonucu çıksın diye düşünmedik. Sadece bu konuda 3 farklı erkeğin görüşlerini sunduk. Bu görüşleri bilmenin kadınlara yine de bir düşünme fırsatı yaratmasını umduk. Fena da olmadı. Değil mi?

 

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

23/4/2007 - gelinin güzelliği

Kategori: Evlilik

GELİNİN GÜZELLİĞİ

MAKYAJ


Gelin makyajının en önemli özelliği, gelini adeta makyajsız gibi gösterirken, aynı zamanda onu; zarif, masum ve sevimli gösterebilmesidir. Bu nedenle, gelinin makyajı son derece doğal olmalıdır ve sadece gelinin güzelliğini ortaya çıkartmaya yardımcı olmalıdır. Diğer bir özelliği ise, düğün boyunca bozulmadan dayanabilmesidir.

Seçtiğiniz makyöz/makyörle düğün tarihinden en az 15 gün önce detayları konuşmalı ve randevunun yanı sıra; cildinize uygun renkleri de belirlemelisiniz. Bunun yanısıra, gelinliğinizin renk tonunu, saç modelinizi ve kullanacağınız aksesuarları da ayrıntıları ile konuşun. Makyajda kullanılan rujun düğün sırasında mutlaka yanınızda bulunmasını söylemeye gerek bile yok!

Makyajınızın pastel tonlarda seçilmesi, sizi daha genç ve doğal gösterecektir.

Cildinize uygun bir nemlendirici kullanıldığından emin olun. Güzel ve kalıcı bir makyajın sırrı budur.

Makyajınız abartısız olmalı ve doğal görünmelidir.

Makyajınızın düğün boyu dayanabilmesi için çok dikkatli yapılması, kalıcı ve kaliteli ürünler kullanılması gereklidir. Renklerin karışmaması için, cildinizin tümüyle nemlendirilmiş olması ve makyaj tamamlandıktan sonra da yapılan makyajın üstüne transparan bir pudrayla geçilmesi gerekecektir.

Makyajınızda kullanılacak renklerin, gelinlik aksesuarlarına ve sizin ten renginize uyması da dikkat edilmesi gereken bir konudur.

Gelinliğinizin açık bir gelinlik olması durumunda, yüze yaptığınız makyajı dekolteye de yayın. Yüzünüzdeki renkle dekoltenizdeki renk farklı olmamalıdır.

Düğünden hemen önce fazla güneş ışığından sakınmakta yarar var. Kırmızılaşmış bir yüz fotoğraflarda kötü çıkar.

Makyajın gelinliğe bulaşmasını önlemek için; gelinliğinizi giyerken makyajlı bölgeleri bir kağıt havlu ile kapatabilirsiniz.


CİLT BAKIMI


CİLT TEMİZLİĞİ

Yağlanma veya kepeklenme olmaması için, yüzünüzü temizlerken alın çizgisi ve kaşlar da dahil olarak tüm yüzünüze temizleme malzemesi sürün. Temizlik sırasında sürtünmeyi azaltmak amacıyla, yüzünüzü bir bez veya sünger ile değil, ellerinizle yıkamaya çalışın. Yüzünüzü yıkadığınız suyun ılık olmasını sağlarsanız, yağ ve kirler daha iyi eritilir.

Cilt temizliğinizden sonra mutlaka tonik uygulayın. Uygulamak için de sentetik değil, doğal pamuk kullanın. Çünkü doğal pamuk cildi homojen şekilde silerek, kiri daha etkin temizler.

Banyonuzu sıcak olarak yaparsanız, yüzünüzün aldığı buhar ile gözenekler açılır. Böylece yüzünüz maske yapmanız için çok elverişli bir duruma gelir.

Yüzünüzü ölü hücrelerden temizlerken zorlamalardan kaçınmalısınız. Ölü hücreler cilt yüzeyinde olduklarından hafif bir sürtme ile kolayca dökülür. Aksi taktirde cildinizin tahriş olmasına sebep verebilirsiniz.

Tüm sabunlar alkali içermektedir ve alkali de cildin üst tabakasına zarar verir. En güvenli sabun olarak en basit olanı önerilmektedir. Parfümsüz, katkısız sabunlar seçin ve özellikle durulamayı iyi yapın.


KURU VE HASSAS CİLTLERE

Banyo yaptıktan sonra cildinize nemlendirici uygulayın. Bu uygulamayı hafif nemli kalmış olan cildinize yaparsanız, nemin cildinizin üst katmanlarına kalmasını da sağlamış olursunuz.

Buhar makinesi kullanmak da ortamın nemlenmesini sağlar.

Cilt temizliğinden sonra kurulamayı havlu ile ve yüzünüze bastırmadan hafifçe yapın, kendi kendine kurumaya bırakmayın.

Cildinizi ılık ya da serin suyla yıkarsanız cildiniz daha sağlıklı kalır. Aşırı sıcak su ciltteki doğal yağın yok olmasına sebep olabilir.

Bakım ürünlerinizi sık sık değiştirmekten kaçının. Hassas bir cilde sahip iseniz, parfümlü ve alkol bazlı ürünleri kullanmayın.


YARARLI BİLGİLER

Yüzünüz ve göz bölgeniz su tutuyorsa; sırt üstü uyumanız ve sert bir yastığı dikce kullanmanız önerilir. Böyle yaptığınızda, sıvıların bütün bir gece boyu yüz bölgenizde birikmesini engellersiniz.

Kalsiyum eksikliğiniz varsa, her gün 1 bardak süt içmeyi alışkanlık haline getirin.

A Vitamini kullanmadığınız gecelerde antioksidan içeren kremler kullanmanız önerilir. Güneş ışığı ve açık havada bulunan serbest radikaller cildinize zarar vermektedirler. Antioksidanlar ise, cilde zarar veren serbest radikaller ile savaşa yardım ederler.

İçine su katılmış olan toniği bir sprey şişesinde, buzdolabında saklayıp, bunu yaz aylarında bir serinletici ve genel olarak bir cilt yenileyici olarak uygulabilirsiniz.

Güzel bir cilde sahip olmanın ipucu sağlıklı bir yaşam sürmektir. Cildinizin güzelliği her şeyden önce sağlıklı bir ortamda bulunmanıza ve sağlıklı besinler yemenize bağlıdır. Ömür boyu güzel bir cilde sahip olmak için bol su içmeniz, spor yapmanız önerilmektedir.


VÜCUT BAKIMI


NEMLENDİRME

Vücudunuzu haftada 2 kez vücut arındırıcısı (pelling) ile ölü hücrelerden arındırın. Uygulamayı, önce parmaklarınızla, daha sonrada kıl bir eldiven ile hafifçe bastırarak ve küçük dairesel hareketlerle gerçekleştirin.

Kışın da nemlendirmeyi sürdürün. Cildinizin çatlamasına engel olmak için her duştan sonra vücudunuzu nemlendirin.


ELLER VE AYAKLAR

Yumuşak ellere sahip olmak için, haftada 1 - 2 kez ellerinizi 5-10 dakika ılık sütte bekletin. Sütün içinde bulunan laktik asit cildinizi nem ve ellerinize yumuşaklık kazandırır.

Ellerinizin yaşlanmasını geciktirmek için, özellikle yaz aylarında güneşi bloke eden bir krem kullanın. Böylece ileri yaşlarda oluşabilecek lekeleri azaltabilirsiniz.

Düzenli pedikür yaptıramıyorsanız, yürüyüşe çıkmadan önce (spor çorap giydiğinizde) ayaklarınıza bol vazelin sürün. Yürüyüşün bitiminde ayaklarınızın beslenmiş ve rahatlamış olacaktır.

Ayaklarınız çok kuruyorsa, bol krem sürün (vazelin tavsiye edilir). Daha sonra da pamuklu çorap giyerek oluşan nemin içeride kalmasını sağlayın.

Ayak topuklarınızdaki sertliği gidermek için öneri: ılık su dolu bir leğen içinde 2 poşet yeşil çayı demleyin ve yarım litre ılık süt ekleyin. Ayaklarınızı 30 dakika kadar leğende tuttuktan sonra ponza taşı ile ovun ve nemlendirici bir krem sürün.

Nasırlardan kurtulmak amacıyla ayaklarınızı birkaç dakika ılık suya sokup bekletin. Eczanelerden reçetesiz olarak temin edebileceğiniz; % 20 Carmol ve % 12 Amlactin karışımı olan bir krem veya losyonu masaj yaparak ayaklarınıza iyice yedirin. Bu karışım tabanlardaki sert keratin tabakasını yumuşatacaktır.


BANYODA YAPILACAKLAR

Kuru bir cilde sahipseniz, banyo suyuna yemek sodası ekleyerek cildinizi nemlendirebilirsiniz. Ayrıca 8-10 damla gül yağı eklemek de nemlendirmeye yardımcı olabilir. Gül yağı cildi nemlendirmesinin yanısıra, güzel kokar ve kılcal damarların oluşmamasına yardımcı olur.

Yağlı bir cilde sahipseniz, banyo suyunuza limon (veya portakal, greyfurt gibi herhangi bir narenciye meyvesinin ya da birkaçının karışımının suyunu) ekleyin. Sitrik asit bakterileri öldürür, fazla yağı kurutur.

Banyo suyunuza hindistancevizi yağı eklemek de güzel bir cilde kavuşmanız için yardımcı olacaktır. Banyo suyunuzu doldururken suya 1-2 çay kaşığı yağı ekleyin.

Doğal bir arındırıcı elde etmek istiyorsanız, 1 küçük paket süt tozunu banyo suyunuzda eritin. Sütteki laktik asit cildin ölü hücrelerinden arınmasını sağlayacak ve cildinize pürüzsüzlük kazandıracaktır.

Uyuma zorluğu çekiyorsanız, banyo suyunuza 2 çay kaşığı kuru lavantayla karıştırılmış 1 çay kaşığı lavanta yağı ekleyin. Lavantanın rahatlatıcı aroması sizi uykunuza hazırlayacaktır.

Stresli günlerinizde, 3 büyük fincan papatya çayını iyi ve koyu demlenmiş olarak hazırlayıp banyo suyunuza ekleyin. Papatya rahatlatıcıdır ve stresinizi alıp götür.

Banyo yağları kullanırken, yağ ve su herzaman birbiriyle iyi karışmayabilir. Bu işlemi kolaylaştırmak için karışımınıza biraz süt katılması işinizi kolaylaştıracaktır.


yok YorumYorum yaz!Bağlantı

23/4/2007 - düğününüzün sevimli belgeleri

Kategori: Evlilik
DÜĞÜNÜNÜZÜN SEVİMLİ BELGELERİ!


Evet, bu belgeler çocuklarınıza hatta torunlarınıza bırakacağınız tarihi belgeler olacak. Dedelerimiz, anneannelerimizin devrinden kalan sararmış fotoğrafları bir hatırlayın! Ne kadar kısıtlı tekniklerle çekilen fotoğraflar değil mi? Ya video? O zamanlar ismi bile duyulmamıştı!

Yaşadığımız bu günler, teknolojik açıdan mutlu anılarımızı belgelemek adına bize pek çok şey sunmakta. Dijital fotoğraf makineleri artık profesyonellerin de tercihi. Direk olarak DVD formatında kayıt yapan kameralar gittikçe yayılmakta. Sadece makineler mi? Tabii ki hayır! Artık profesyoneller de değişik çekim tekniklerini mükemmel olarak iç ve dış mekanlarda uygulamaktalar. Bir kaç sene önce ismini bile duymadığımız "düğün fotoğrafçılığı" artık oldukça yayıldı. Bu kişiler sadece düğün ortamını değil; evden çıkışınızı, gelin odasını, hatta ayakkabılarınızı giyerken takındığınız bir tavrı bile başarı ile yakalayıp gayet doğal bir şekilde yansıtabiliyorlar. Önerimiz; gelin odasında hazırlanırken de resimlerinizin çekilmesi ve heyecanlı bekleyişinizin hatıralarınıza eklenmesidir. Düğün fotoğrafçılığı konusunda eğitimli ve referanslı olan bir fotoğrafçıyı tercih edebilirsiniz.

Fotoğrafçınızla düğünden en az bir ay önce görüşmeli ve onbeş - yirmi gün önce anlaşma yapmalısınız. Düğününüzden birkaç gün önce fotoğrafçınızla biraraya gelerek istediğiniz resimlerin ve pozların ne tarzda olacağını kararlaştırmalısınız. Detayları not aldığından emin olun.

Fotoğrafçınıza kendinizde ön plana çıkartılmasını istediğiniz yönlerinizi, hatta kamufle edilmesini istediğiniz yönlerinizi belirtmeniz yararlı olacaktır. İyi bir planlama ile tam hayalinizdeki fotoğraflara sahip olabilirsiniz. Düğün fotoğraflarınız çekilirken tüm duygularınız fotoğraflarınıza yansıyacaktır. Bu nedenle iyi dinlenmiş ve uykunuzu almış olmalısınız.

Fotoğrafçınızın düğün yapılan yerde tespit edilen zamanda bulunmasını sağlamak da çok önemlidir. Böylelikle davetlilerin gelişleri izlenip ilginç enstanteler yakalanabilir.

Fotoğrafçınızla bir sözleşme imzalamak doğru olur. Böylece; çekilecek yaklaşık adedi, fiyatı, nerelerde çekim yapılacağını, negatiflerin (dijitalde hafıza kartının) size verilip verilmeyeceğini ve diğer detayları kağıda döküp sabitlemiş olursunuz.

Fotoğrafçınız düğünde çekilen resimleri misafirlerinize satacaktır. Birim fotoğraf fiyatını tespit edin ve sözleşmeye bunu da ekleyin. Bunun yanı sıra sizin resimlerinize uygulayacakları fiyatı da öğrenin. Bu fiyat genelde misafirlere uygulanan fiyatının üçte biri ile yarısı arasında olmaktadır.

Fotoğraflarınızı dış ortamda da çektirmeyi düşünün. Bu genelde stüdyo çekimine göre biraz daha pahalı bir seçim olsa da, bu tür fotoğrafların keyfi de çok farklı olacaktır. Peki bir kaç poz siyah-beyaz fotoğrafa ne dersiniz? Böylece romantik ve nostaljik pozlara sahip olabilirsiniz.

Düğün telaşınız bittikten sonra, yapılan çekimi CD'ye veya DVD'ye aktarmanızda fayda vardır. Yıllar geçse de düğünümüzü aynı kalitede seyredebilirsiniz.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

23/4/2007 - davetiye

Kategori: Evlilik

DAVETİYE

DAVETİYENİN İNCELİKLERİ

Davetiye de yapılması gereken, "olmazsa olmaz" türden bir gelenektir. Davetiye, düğün töreninin yer ve zamanını davet edilen kişi veya aileye bildirdiği gibi, aynı zamanda üzerinde taşıdığı LCV (Lütfen Cevap Veriniz) gibi bir ibare ile de, davetlinin düğüne gelip gelemeyeceğinin düğün sahibine bildirilmesi gerektiğini hatırlatması gibi bir işlevi de vardır.

Genellikle atılmayıp yıllarca saklanması da, o güzel günü hatırlamaya bir vesile olmaktadır.


  • Davetli listesini 3 ay önceden hazırlayınız.
  • Düğünden 2 ay önce davetiye modelini ve adedini belirleyiniz. Her aileye 1 adet davetiye gideceğini unutmayınız.
  • Nikah ve düğün davetini farklı yerlerde yapacaksanız ve bazı kişileri sadece nikaha davet edecekseniz bunların miktarlarını belirleyiniz.
  • Davetiye siparişinizi vermeden önce nikah, düğün yeri ve tarihinin belli olması gerektiğini unutmayınız.
  • Davetiyeye bir telefon numarası da ekleyerek, davet ettiğiniz kişilerin katılıp katılmayacaklarını size bildirebilmelerini sağlayınız. (LCV: Lütfen Cevap Veriniz)
  • Davetiyelerin 1,5 ay önceden elinizde olması gerekir. Şehir dışındaki konuklara davetiyelerini öncelikle yollayınız.
  • Davet etmeyi unutabileceğiniz ve son anda aklınıza gelebilecek kişiler için davetiyeleri %10 civarında daha fazla bastırmalısınız.
  • Prova baskı görmeden baskıya onay vermeyiniz.
  • Siparişler 100 adet ve katları olabilmektedir.
  • Matbaa veya ajansla yapacağınız sözleşmede, davetiyenin kod numarasını, yazılacak metni, kullanılacak rengi ve teslim tarihini belirtin.
  • Davetiyenize güzellik ve estetik katacak olan bir özellik de, davetli isminin zarfın üzerine bir hattat tarafından yazılmasıdır.














yok YorumYorum yaz!Bağlantı

MySpace images

MySpace images

<- Sonraki Sayfa ->
Günlük Burç

Hakkımda

Bugün sokakta yaşayan binlerce çocuğa, bugün savaşta annesini kaybeden yüz binlerce çocuğa yapabileceğimiz bir şeyler olmalı. Mutluluk paylaşmakla daha da çoğalır. O zaman bugün biz mutluysak, binlerce kilometre ötede bir çocuğu da mutlu edebiliriz. Bunun birçok yolu var, bir kitap, birkaç defter, çokça sevgi ne bulursanız bohçanıza doldurup gönderin düşler ülkesine. Siz düş kurdukça, sizin yanınızdakilerde düşlerinize ortak olacaklardır. Düşler ülkesi belki de çok yakın, onun için içimizdeki çocuğa el veri

SON EKLEDİKLERİM

şapka hırka takımı
bebek örgüleri
kazak modeli
mavi süveter
bebek örgüleri
sitemi nasıl buldunuz?
çok iyi
iyi
kötü
çok kötü
[Sonuçlar]
NTV - Güncel Haberler

Kategoriler

Arkadaşlarım

zelis
ozlem405
fatima
melissa2
ahsennur
goznuru
kartanem
hobilerimveben
benvesen
Ahmet BIÇAKCI
143
lalecik
sevgicim
bebekler
woelfin Barış
peruze
fatogelin
hobilerimden
modelevi2
zahara
zeynepzehra
yolcugidiyor
dildade
kiraze
canmurad
zerirem
medetozgur
alike
istiyorsan
bluepoison
reissercan
tatarabla
tadeyos
bizimada
knitting
affeyleallahim
sofram
demetinevi
papatya68
nuralemi
gulizce
bulaniksu
Latife Günyüz ERDİNÇ
elemegim
disal
azadgulu
***akif*** *******
baharatli
iciden
leyla sahin
ahsude
busu
beyhanli
emel24
hersey07
guldefne
ahsen50
medinenin
bir1
bennur76
arzuasya
handeyle
makyajteknikleri
dilekmine
hisari
nepisirsem
biryudumhobi
yermisinyemezmisin
1altin
selvasandigi
ocakbasi
isranur
lezzetdamlasi
saadet güzelyurt
urazz
selvamutfagi
narsis
nagork
inciceylan
prenscim
deryakolik
sevdenindunyasi
tulkon
taytay
kardeleenn
kazanmakicingdi
enes343
didems Essiz Lezzeler
almulaca oyaamma hobilerimveben sibelgollu href="http://www.blogcu.com/fatogelin">FatoGelin SUREYYAM Ayça dilekmine camurlueller JANSET
Image Hosted by ImageShack.us

Google
 






Cursors